27 Haziran 2010 Pazar

Biraz da yalan

Takılıp kalmışım eski kayıtlara! Dün Caddebostan koşu parkurunda iken , beynime giden kan akımının artması ile anladım ki eskinin hesabı hala devam ediyor.
Biliyorum ki ne azınlığım ne çoğunluk, orada bir yerlerde 'tıpkı ben' olanlar var ve aynı 'pürtelaş'ları yaşıyoruz onlarla. Ama bir şekilde 'tıpkı ben'lerle arama metafizik bir duvar konmuş, kimse kimseyi göremiyor ve duyamıyor, sadece biliyor.

İyi kötü, güzel çirkin, zengin fakir, barış savaş, varlık yokluk. Hepsi kendi zıtlığı ile algılanmaya hazır. Ya da bir başka deyişle, George Burns'ün yıllar önce seyrettiğim 'oh God' filminde, vurucu bir şekilde çocuk kahramana anlattığı tarzda ; 'ön olmazsa arka' olmaz!

Sevgili 'denk düşen' okuyucu ,sana bir sorum var; Aşkın karşısına ne koyarsın? Nefret diyorsan ,daha yaşaman gerekenler var.İlgisizlik diyorsan, şimdilik eninde sonunda benim de vereceğim cevap bu ama ... Bu soruya 'daha yaşaman gerekenler var' diyen ,neredesin?

Biraz da 'yalan' demek istiyorum. Yalanın bile 'bilirkişi' tarafından söyleneni bir anlama hizmet eder. Bu anlayışı yakalayabilmek için ,insanın kendini ve etrafını zerre zerre incelemesi gerekir.(Yaşasın kötülük vs. den bahsetmiyorum elbette, günü ve durumu kotarmaktan da bahsetmiyorum) Yunus Emre'nin 'bir ben var, benden içeri' dizesinden , kendimce anladığım kırıntı ile daha kolay anlaşılabilirim bir ihtimal.

Hayat reçetesi verir tarzda yazmaya başladığımı farkedip, bu akışa noktayı koyarak, şimdilik bu kadarla kaydı yayına geçiyorum.

Skall

5 yorum:

  1. Çok güzel olmuş. Ellerine sağlık. Giderek yazıların daha da güzelleşiyor bence. Tebrik ediyorum.

    YanıtlaSil
  2. _denk düşen_ değilim ama aşk konusunda söyleyebileceğim, bir çok garip duyguyu içinde barındırması dolayısıyla birebir karşıtının olmamasıdır. örnek vermek gerekirse aşk bazen nefrette olabilir

    YanıtlaSil
  3. msceminay; rahatsın şu aralar,dök içini!

    ceycey; ahkam kemeyeceğim ama nefret ettin,ettin,ettin sonra tükendi ,eeee sonrasında?

    YanıtlaSil
  4. eee işte demek istediğimde aynen o, nefret ardından hasret, bununla beraber arzulamak, aynı anda intikam, bunun yanında acıma, şehvet, tiksinme, hüzün... eee sonra demeye bile fırsat bulamadan farklı haleti ruhiyeler içine girdiğin garip bir durum aşktır ve devamıdır. olayın sırrı senin iç morfin diye tanımladığın aslında endorfinlerin yanında salınan kortizon, adrenalin, serotonin, dopamin, melatonin ... ile bunların senin nöronlarının üzerinde bıraktığı depolarizasyon eşiklerindeki değişiklikler ve bunları senin id'inin ego'nun ve süperego'nun yorumlayışıdır. Buda takdir edersinki tek bikelimede karşılık bulamaz. Bunun karşıtıda olmaz. Hayat tecrüben ne olursa olsun! Alzheimer veya demans gelişince durum değişiyo tabi o zaman apati denilen yukarıda saydıklarımızın geçersiz oldugu bi noktaya 'apatiye' geliyoruz. Saygılar
    jessejames

    YanıtlaSil
  5. Beyindeki EEG dalgaları alfa,beta,teta ve delta!
    Derin uykuda dalta laşırız. Ama Nirvanadaki Buddistler hep deltada gezerler.

    Alzheimer ,demans! Yarabbim koru bizi!

    YanıtlaSil