Akışını serbest bırakmak ve içinden geçenleri süzmeden ortaya koymak zor, cesaret gerektirir ama sürç-i lisan etme pahasına da olsa bu yolu denemeye çalışacağım bu sefer. Bakalım tuşlarımın kaçında 'delete' olacak? ................. Valla daha şimdiden en az 15 kez! Tamam bıraktım bu taktiği.
Bugün, 20 günlük olan yeğenimi görmeye gittim. Tabi ki kuzguna yavrusu,teyzesine de yeğeni güzel görünür,tartışmasız. Ama bir şeyi açıklığa kavuşturmak isterim ,bana doğum ve sonrası birkaç günlükkenki resimleri gönderildiğinde ,'bunu bir yerden tanıyorum' dedim demesine de ... Resimlerde farkettiğim bir gariplik vardı, bunu annem ve teyzem de bugün ben dile getirince 'hah' diye onayladılar. Yeğen küçük bir bedene girmiş koca bir adam gibi, kesinlikle anatomik veya hormonal bozukluktan bahsetmiyorum (Allah korusun). Hal, tavır, duruş,bakış ve dinleyiş! 'Beni bu pusete koydular ve daha miyelinizasyonum (beyin gelişimim) tamamlanmadı ,biliyorum. Ama içimdeki şahsiyetin, şu altımdaki dolu bezi kendi kendine değiştirememesine bozuluyorum ayol' tarzı bir bakış. Bebek olduğunun farkında olan bir bebek. Biraz garip geliyor geri dönüp okuyunca, bu yüzden gene de tarafsız bir pediatrist gibi değerlendirmemi yapayım; sosyal gelişimi gayet iyi!
Bu arada dostlarımdan biri 'devin-i yorum' blogunu açtı. Okunması tavsiye olunur. Kendisi tanıdığım en muzip şahsiyetlerden biridir. 'Olması gereken dünya' yı algılama şeklimiz benzerdir. Yanımda 'devindiğinde' mutluyumdur, şimdi sanal dünyada varlığı da beni mutlu ediyor.(ps:Dresracet senden de umutluyum!)
Yazmak bağımlılık yaratıyor. Geri dönüp bakabilme şansı yakalandığında, gelişim basamaklarının neresinde olduğunu görebiliyorsun. Tabi basamak söz konusu olduğunda yukarısı kadar aşağısı da mümkün.
Eskiden günlük tutardım, bir gün aşık oldum, kırıldım ve sonra günlükte kendimle alay etmeye başlayınca, melankolik depresif halimden yaklaşık 3 ayda kurtuldum. O günlüğü sadece bir kız arkadaşımla paylaştım ve okuduğumuzda altımıza edecek kadar güldük, peh! Ve sonra bir gün gene aşık oldum ,ama ilginçtir bu sefer bir harf bile yazamadım. O 'ben' nereye gitti bir türlü bulamadım. Sanırım şu aralar sadece Mecnun'dan geçme faslındayım!
Kuma, ağaca, dağa ,kağıda veya sanal dünyaya ... Tavsiyem eğer iç sesinizi dinliyorsanız mutlaka kayıtlara geçin.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
insan hayattan yorulunca biraz, yazmayı da bırakıyor galiba.. yazacak birşeyi olmadığından değil de, hayata ve kadere kızgınlığından galiba.. ama sen iyi ki yazıyorsun; iyi ki...
YanıtlaSildresracete katiliyorum yasam enerjisi bitmeyenler var ve bunlardan biride elif :)
YanıtlaSildresracet@ seni de bekliyorum bu arenaya! seni tanıdığım kadarıyla yıkarsın güldürmekten buraları:)))
YanıtlaSiladsız@ enerjiyi koruyan dostlarım var! sanırım sen de onlardan birisin??
Elifcim. Desteğine teşekkürler. Sadece sen izlesen de devam edeceğim yazmaya :) Canım yazarım, doktorum, dostum, fıstığım!
YanıtlaSileskiden onlardan biriydim belki, dostluk kismi tartisilir tabi :)
YanıtlaSil(gömük)
kaç kez aşık olduğunu zannettin bilmiyorum ama ben senin aşkı bilmediğine inanıyorum...
YanıtlaSilYazılarınız gerçekten çok hoş 'güzel doktor hanım'. Sizi zevkle takip ediyorum...
YanıtlaSilaşkı bilmediğime inanan adsız okuyucu:
YanıtlaSilsen de bilimiyorsun ki! hIh!, olasılık bir
öğret o zaman! , olasılık iki
Erdil'den bir karikatür aktarayım
-'Sayın horoz,yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar?' sizce
-Polemiğe girmem, s..er geçerim ,olasılık üç
Aaa !!! ne kadar da terbiyesiz bir horozmuş o öyle...
YanıtlaSilMadem seçim hakkım var, o halde ikinciyi seçiyorum.
YanıtlaSil